Her öğrencimizin gelişim süreci kendine özgü ihtiyaçlar barındırır. Yeni Karçiçeğim olarak, bilimsel temelli ve bireyselleştirilmiş eğitim modellerimizle çocuklarımızı bağımsız bir geleceğe hazırlıyoruz. Alanında uzman terapistlerimiz eşliğinde sunduğumuz kapsamlı hizmetlerimizi aşağıda inceleyebilirsiniz.
Yaygın Gelişimsel Bozukluklar(YGB), birden fazla bozukluğu içeren genel bir tanı grubu olup erken çocukluk döneminde başlayan sosyal etkileşim, dil gelişimi ve davranış alanlarında farklı derecelerde yetersizliklere sahip olma durumudur.
Bireylerin, var olan yeterliliklerinin en üst düzeyde geliştirilerek sosyal yaşama etkin katılımının arttırılmasının temel yolu eğitimdir. YGB olan bireylerin bağımsız yaşam becerilerini geliştirmeleri, davranış problemlerinin azaltılarak gereksinimleri olan beceriler kazanabilmeleri; uygun eğitim programlarıyla bütünleştirilmiş, yapılandırılmış ve zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının erken yaştan itibaren sağlanmasıyla doğrudan ilişkilidir. Yaygın Gelişimsel Bozukluk gösteren bireylerin, tanı aldıkları ilk andan itibaren destek eğitim programlarına alınarak gelişimlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin tümünde olduğu gibi, YGB olan bireyler için de eğitim ortamı ve ev ortamı yapılandırıldığında, eğitim süreci bireyselleştirilerek işlevsel eğitim programları kullanıldığında, bağımsız yaşam becerilerinin edinilmesi ve toplumsal bütünleşme sağlanması mümkün olmaktadır.
Öğrenme Güçlüğü Nedir?
Zekâsı normal ya da normalin üstünde olan bireylerin, standart testlere göre
yaş, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda okuma, matematik ve yazılı
anlatım düzeyinin beklenenin önemli ölçüde altında olmasıyla tanısı konulan bir bozukluktur.
Bu kapsamda öğrenme güçlüğü tanısın ilişkin gereksinimleri olan öğrencilere/çocuklara ve
bireylere özel eğitim öğretmenlerimiz tarafından hizmet sunmaktayız.
Ele aldığımız “Öğrenme Güçlüğü Tanısında”;
Disleksi (Okuma Güçlüğü)
Diskalkuli (Matematik Beceri Güçlüğü)
Disgrafi (Yazma Güçlüğü) alanlarında öğrencilerin performanslarına ve ihtiyaçlarına
bağlı olarak hazırladığımız eğitsel programlar ile gelişimlerine destek sağlamaktayız.
Öğrenme güçlüğü olan bireylerin eğitsel programı ile;
1. Öğrenmeye hazırlık becerilerini geliştirmeleri,
2. Okuma-yazmaya hazırlık ve okuma-yazma temel becerilerini geliştirmeleri,
3. Matematikle ilgili temel beceri ve kavramları günlük yaşamda kullanmaları,
4. Sorun çözme, akıl yürütme, kıyas yapabilme ve analitik düşünme becerilerini geliştirmeleri
hedeflemekteyiz.
Bu hedeflerimizin yanı sıra öğrenme güçlüğü tanısına sahip olan bireyler için eğitsel
ve gelişimsel ihtiyaçlarını göz önüne alarak hazırladığımız eğitim programında bu tanıya
sahip olan öğrencilerimizin güçlük yaşadığı;
Algısal alan,
Kavramsal alan,
Motor-koordinasyon alan,
Belek alanı,
Dikkat-koordinasyon alanı,
Sıralama-organizasyon alanı.
Zihinsel öğrenme yetersizliği, zihinsel gelişim yetersizliğinden dolayı, bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesi durumudur. Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların zihinsel işlevleri ve sosyal davranışları yaşıtlarına göre geri ve yetersiz olur (geç ve güç öğrenirler, sınıf veya toplum içindeki kurallara uymakta zorlanabilirler).
Sosyal davranışlar dediğimizde, çocuğun yaşına ve yaşadığı çevreye uygun davranışlar göstermesini ifade etmekteyiz. Bu davranışlar çocuğun içinde bulunduğu gelişimsel döneme ve içinde yaşadığı topluma bağlı olarak değişmektedir.
Zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocuklar problemlerinin ağırlığına göre 3 gruba ayrılır. Bunlar;
Hafif Düzeyde Öğrenme Yetersizliği: Bireyin, temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.
Orta Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği: Bireyin, gecikmeli bir konuşma ve dil gelişimi, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel okuma-yazma ve sayma becerilerini kazanmasında ortaya çıkan gecikme durumudur.
Ağır Düzeyde Zihinsel Öğrenme Yetersizliği: Bireyin, ciddi biçimde konuşma ve dil gelişimi güçlüğü, sosyal, duygusal veya davranış problemleri ile temel öz bakım becerilerini öğrenmesinde ortaya çıkan gecikme durumunu ifade eder.
Hafif ve orta düzeyde zihinsel öğrenme yetersizliği olan çocukların bir çoğu zihinsel ve fiziksel gelişimleri açısından yaşıtlarından önemli bir farklılık göstermediği için genellikle okula başlayana kadar bu çocuklardaki gelişim geriliklerinin pek farkına varılmaz. Okula başladıklarında, özellikle akademik çalışmalarda karşılaştıkları güçlükler sonucunda gerilikleri ortaya çıkar. Ağır düzeyde öğrenme yetersizliği olan çocuklar ise daha önce fark edilebilirler.
Erken tanı ve erken eğitim ile bu çocukların bulundukların noktadan çok daha ileri bir yere gelebildikleri, başarılı olabildikleri görülebilmektedir.
Doğum öncesi, doğum sırası ve doğum sonrası dönemde herhangi bir nedene bağlı olarak iskelet (kemik), kas ve sinir sistemindeki bozukluklar sonucu, bedensel yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybeden, toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük yaşamdaki gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan, bu nedenlerle korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiye bedensel engelli; bu duruma yol açan durumlara ise bedensel engel denir. Bedensel engelleri nedeni ile sağlıklı kişilerden farklılaşan ve eğitim hizmetlerinden gereğince yararlanamayan bu bireylerde bilişsel, psiko sosyal ve duyusal gereksinimlerin yanı sıra hareket ve fonksiyonel yeteneklerin geliştirilmesi de büyük önem taşımaktadır.
PROGRAMIN GENEL AMAÇLARI
Bu program ile bireylerin;
1. Normal motor gelişim basamaklarındaki becerileri kazanmaları,
2. Duruş (postür) ve hareket ile ilgili bozukluklarını en aza indirmeleri,
3. Kaba ve ince motor becerilerini geliştirmeleri,
4. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız hareket edebilme becerileri kazanmaları,
5. Bacak ve kollarını fonksiyonel bir şekilde kullanmaları,
6. Düzgün duruş ve hareket için gerekli duyu, algı, bilişsel ve motor bütünlüğünü sağlamaları,
7. Transfer ve yer değiştirmeye ve ilerlemeye yönelik (ambulasyon ) hareketlerini geliştirmeleri,
8. Yardımcı cihaz, araç gereç ve ekipmanı kullanma becerisi geliştirmeleri,
9. Gelişim basamaklarına uygun davranma becerisi geliştirmeleri,
10. Hareket yeteneğinin yanı sıra bilişsel, duyusal, psikolojik ve sosyal bütünlüğü geliştirmeleri beklenmektedir.
GENEL AMAÇLAR
Program ile bireylerin;
1. Sesletim (artikülasyon) ve ses bilgisel farkındalık (fonolojik) becerilerini geliştirmeleri,
2. Günlük iletişimde konuşma hızını ve ritmini işlevsel ve akıcı bir şekilde kullanmaları,
3. Sesini kalite, perde, şiddet, rezonans, ve/veya süre gibi özellikler yönünden yaşına ve cinsiyetine uygun olarak kullanmaları,
4. Alıcı ve ifade edici dil becerilerini geliştirmeleri,
5. Okuma- yazma becerilerini geliştirmeleri,
6. Günlük iletişimde alternatif ve destekleyici iletişim yöntemlerini kullanmaları beklenmektedir.
Aile toplumdaki en küçük sosyal yapıdır. Bu yapının içindeki herhangi bir sorun, tüm sistemi etkiler. Aile danışmanları ise aile bireylerinin etkileşimini ve psikolojisini olumsuz yönde etkileyen ilişki ve iletişim bozukluklarına yol açan sorunların çözümlenmesi amacıyla aile bireyleriyle birlikte çalışırlar.
Burada amaç, ailenin yaşadığı sorunların çözümünün yanı sıra aile bireylerinin birbirlerini daha iyi tanımalarını ve anlamalarını, belirgin ve esnek sınırlar çizebilmelerini sağlamayı kolaylaştıracak yeni beceriler kazandırmaktır. Aile üyelerinden herhangi birinin yaşadığı sorunun etkisi tüm aileyi kapsar ve çözüm sürecinde ailenin tümü belirleyici bir rol taşır. Aile içinde kişiler arası sorunlar yaşanabileceği gibi, tüm aileyi etkileyen ölüm, kronik hastalık veya bir aile bireyinin evden ayrılması gibi yaşantılar da aile bireylerinin bunlarla baş edebilmesini zorlaştırabilir. Aile danışmanlığı tüm bunları gerekli şekilde ele alır.
Çift terapisi ise ilişkiler açısından sorunları olan bireylerin evlilik, ayrılık ve boşanma sırasında çocuklarla ve aileyle ilgili kişisel veya kişiler arasındaki sorunların üstesinden gelmelerine yardımcı olur. Eşlerin arasındaki sorunların çocuğu etkilemesi veya çocuğun yaşadığı fiziksel, psikolojik, eğitim sorunlarının aile içi dinamikleri etkilemesi kaçılmazdır. Yaşanan bu sorunların çözümünde aile bireylerine psikolojik destek vermek, aile içi iletişimi güçlendirmek, aile bireylerini birbirlerine duyarlı olmalarını sağlamak aile danışmanlığının amaçlarını oluşturmaktadır. Çift ve aile terapisi, değişim ve gelişimi sağlamak adına çiftler ve aile bireyleri arasındaki ilişki süreçlerinin çalışıldığı bir psikoterapi yöntemidir.
Merkezimiz bu hizmeti aracılığıyla aile kurma niyetindeki bireylere danışmanlık yapmayı, ebeveynlerin cocuklarıyla ve birbiriyle olan çatışma ve iletişim problemlerinin belirlenmesini ve giderilmesini, yapıcı iletişim modelleri geliştirilmesini desteklemeyi, boşanma öncesinde arabuluculuk hizmetlerini planlayıp uygulamayı, boşanma sonrasında da aile fertlerinin yaşayabilecekleri olumsuzlukları giderme yönünde uyum programı hazırlayıp uygulamayı, tek ebeveynli ailelere danışmanlık yapmayı, aile içi şiddetin önlenmesine yönelik çalışmalar gerçekleştirmeyi, ihtiyaçlar doğrultusunda ruh sağlığı ve hastalıkları konusunda hizmet veren kurum ve kuruluşlara yönlendirmeyi, ailenin deneyimlediği travmatik yaşantıları en az hasarla atlatabilmelerine yardımcı olmayı hedeflemektedir.
Pediatrik bir ortamda, ergoterapistler uzmanlıklarını kullanarak çocukların önemli gelişimsel faaliyetlere hazırlanmalarına ve bu faaliyetleri uygulamalarına yardımcı olur. Bu yardım genellikle kas güçlendirme ve ellerle vücudun bir arada koordinasyonlu çalıştırıldığı bir dizi hareket, bilateral koordinasyon (iki elin birlikte kullanılması), motor planlama, görsel algı becerileri ve görsel motor becerilerine yönelik hareketleri içermektedir. Aynı zamanda, çocuğun tek başına yaparken zorlandığı ince motor ve kişisel bakım işlerinin (kesme, yazma, ayakkabı bağlama) çocuğun becerilerine göre uyarlanmış halleri üzerinden yapılacak işin doğrudan pratik edilmesi de bunlara dahildir.
Ergoterapistler uzmanlıklarını kullanarak çocukların oyunda bağımsız olabilme, öğrenme, motor beceri geliştirme, kişisel bakım ve evde, okulda, toplumda sosyalleşme konusunda ihtiyaç duydukları işlevsel becerileri kazanmalarına yardımcı olur.
Oyun Terapisi: Çocukların Kendini İfade Etme Dili
Oyun Terapisi Nedir? Çocuklar için oyun sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda kendilerini ifade etme biçimidir. Merkezimizde uyguladığımız Oyun Terapisi, çocukların duygusal dünyalarındaki problemleri oyun ve oyuncaklar aracılığıyla dışa vurmalarına yardımcı olan bilimsel bir yöntemdir.
Oyun Terapisinin Faydaları:
Süreç Nasıl İşler? Uzman terapistlerimiz eşliğinde gerçekleştirilen seanslarda, çocuğun ihtiyaçlarına göre yapılandırılmış veya yapılandırılmamış oyun modelleri tercih edilir. Aileler, süreç boyunca çocuklarının gelişimine dair düzenli olarak bilgilendirilir ve yönlendirilir.
Yeni Karçiçeğim Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi bünyesinde sunulan, özellikle bedensel gelişimde çığır açan bir yöntem olan Uzay Terapi (Thinner-Suit) hizmeti için profesyonel ve bilgilendirici metin:
Uzay Terapi: Hareket Özgürlüğüne Atılan Güçlü Adımlar
Uzay Terapi Nedir? Aslen astronotların uzaydaki yer çekimsiz ortamda kas zayıflamasını önlemek amacıyla geliştirilen bu yöntem, günümüzde modern rehabilitasyonun en etkili parçalarından biridir. Uzay Terapi, özel bir askı ve kafes sistemi (Spider Cage) kullanarak yer çekiminin etkisini azaltır veya vücut ağırlığını destekleyerek çocuğun normalde yapamadığı hareketleri gerçekleştirmesini sağlar.
Uzay Terapisinin Faydaları:
Hangi Alanlarda Kullanılır? Serebral Palsi (SP), spina bifida, gelişimsel gerilik, kas hastalıkları ve travmatik beyin hasarı gibi nörolojik ve ortopedik durumlarda uzman fizyoterapistlerimiz eşliğinde uygulanmaktadır.
Haloterapi (Tuz Terapisi): Doğal ve Ferah Bir Nefes
Haloterapi Nedir? Haloterapi, gökyüzündeki tuz mağaralarının mikroklimasını modernize ederek sunan, tamamen doğal ve yan etkisiz bir destek tedavi yöntemidir. Merkezimizde özel olarak tasarlanmış tuz odalarımızda, mikroskobik tuz partikülleri hava yoluyla solunarak çocukların solunum ve bağışıklık sistemlerine katkı sağlar.
Haloterapinin Faydaları:
Süreç Nasıl İşler? Konforlu ve steril tuz odalarımızda gerçekleştirilen seanslar sırasında çocuklarımız, oyun oynayarak veya dinlenerek sadece nefes alıp verirler. Uzmanlarımızın gözetiminde planlanan seanslar, çocuğun genel sağlık durumuna ve ihtiyacına göre belirlenir.
Karanlık Oda Terapisi: Duyuların Huzurla Buluştuğu Nokta
Karanlık Oda Terapisi Nedir? Karanlık Oda Terapisi, dış dünyadan gelen karmaşık uyaranların minimize edildiği, özel ışıklandırmalar, renkler, sesler ve dokularla kontrol edilebilir bir ortam sunan çok duyulu bir terapi yöntemidir. Bu özel alanda çocuklarımız, görsel ve işitsel uyaranları kendi hızlarında keşfederken duyusal bir denge sağlarlar.
Karanlık Oda Terapisinin Faydaları:
Hangi Alanlarda Etkilidir? Özellikle Otizm Spektrum Bozukluğu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (DEHB), duyusal işlemleme bozuklukları ve yoğun kaygı yaşayan çocuklarımızda uzman terapistlerimiz eşliğinde mucizevi sonuçlar vermektedir.